25 Haziran 2010 Cuma

Kahrolsun Terörizm!




Son zamanlarda malumunuz lanet terör örgütünün faaliyetleri arttı. Bununla beraber, sağolsunlar, meclisteki büyüklerimiz de birbirlerine iyice girdiler. Kim kime laf atıyor, kime küfür ediyor derken gündemimizde olması gereken asıl konular arada kaynıyor. Bilmiyorum. Belki de amaçladıkları budur. Günahı onların boynuna...
Tüm şehitlerimize;
Gözünüz arkada kalmasın. Bizler, vatansever gençler en kısa zamanda sizlerin canına kıyan şerefsizlere onların dilleri ile cevap vermeye çalışacağız. Kanınızı, şanınızı yüce bayrağımızdan sildirmeyeceğiz...


  Furkan GÖKÇE


20 Nisan 2010 Salı

Volkanik çamur yağmuru altında kaldım!

Denilenlere inanmamak elde değil. Ankara'ya yıllardır böyle yağmur; pardon çamur yağmamıştı. Hele ki bu mevsimde...
Aslında sabahki havadan anlamak gerekti ama cebime gelen hava tahminlerine inanıp okula gidince, okul kapısından servis kapısına kadar ıslanır gibi oldum. :)
Volkan 6 ay daha patlarsa mevsimler değişecek, havalar soğuyacak, yağışlar artacak deniliyor. Daha bir hafta olmuşken bu kadar değişiklik bu tür söylemlere inandırıyor beni. Neyse canım. Çamur yağmasaydı iyiydi ama yağmur iyidir. Ha birde bu çamurlar gübre özelliği gösterip, bitkileri canlandırabilirmiş...

16 Nisan 2010 Cuma

Pardus 2009 Anthropoides Virgo

Solda gördüğümüz tatlı kuş nesli tükenmek üzere olan Anthropoides virgo'nun ta kendisi. Son günlerde haberlere de konu olan bu kuşu aslında duymayanınız yok. Bilinen adı ile 'Telli Turna'dan bahsetme sebebim ise Pardus 2009.1 ve genel olarak Pardus 2009.1'in hoşuma giden ve gitmeyen yanlarından bahsetmek istemem.
Pardus, TÜBİTAK UEKAE tarafından geliştirilen Linux/OS üzerine yazılmış (tıpkı Mac/OS gibi) dünyanın en hızlı işletim sistemlerinden birisi. Açık kaynak kodlu lisansa sahip olduğu için içerdiği bütün program ve yazılımlar ile birlikte tamamen ücretsiz olarak hizmete sunuluyor. Üstelik isterseniz çok cüzi bir miktar para (2,36 TL) ödeyerek kapınıza kadar getirtebiliyorsunuz.
Pardus 2007 çıktığından beri "Windows mu, Pardus mu?" sorusunu cevaplamaya çalıştım. Hala cevabını bulduğumu sanmıyorum ama uzun bir git-gel döneminden sonra Pardus'u tercih ettim; en azından şu an için onu kullanıyorum.
Pardus'u bu kadar övdüm ama sevmediğim yanları elbette var. En önemli nokta, Windows'un denetimine alışmış birisi olarak ayarlamaları yapmakta zorlanmam ve aradığımı bulamamam. Windows'a hiç de benzemeyen bir dosyalama sistemi mevcut. Bu da Pardus'un kullanımını biraz zorlaştırıyor. İkincisi ise Firefox'daki takılmalar. Firefox'dan kaynaklandığı düşünülse bile Pardus'un mevcut donanımlarla uyumunun sıkıntılı olması ve DirectX yerine OpenGL ile çalışmasının da buna etkisi olduğunu düşünüyorum.
Pardus'u kullanmamın bir sebebi de TÜBİTAK tarafından hazırlanıyor olması. Tamamen Türk mühendisler tarafından sürekli geliştiriliyor ve güncelleniyor. Bu da Pardus'un yenilenme ve uyum gücünü en üst seviyeye çıkarıyor.
Açık kaynak kodlu olması, amatör ya da profesyonel kullanıcıların Pardus'u kendi ihtiyaçlarına yönelik geliştirmesine de olanak sağlıyor. Ancak bunun için iyi bir programlama bilgisi gerekiyor. Çünkü Pardus yine Windows'un aksine C++, Visual gibi kodlama dilleri yerine Pyhton, Java gibi daha esnek diller kullanıyor.
Pardus'un bir özelliği ise birçok Linux/OS türevinde olduğu gibi sadece görünüm değişikliğine dayalı olmaması. Program uzantılarına kadar herşeyi ile özgün. Eşsiz program ve yazılım deposunu kullanarak bunlardan yüzlercesini ".pisi" uzantılı zahmetsizce kurabilirsiniz.
Pardus'un belki de en kullanışsız yönü internet ile çok içli dışlı olması. Çevrimdışı kullanımlarda epey zorluk çıkabiliyor. En basiti, işinize yarayacak bir programı anında bulamıyorsunuz. ".pisi" uzantılı dosyaları direk kaydetmek için de epey uğraşıyorsunuz. Çünkü Pardus'un deposundan inen yazılımlar direk kuruluyor ve meydanda ".pisi" uzantılı hiçbir kurulum dosyası kalmıyor.
Bu birkaç olumsuz yanı dışında Pardus'u çok seviyorum. KDE4 ile kullanışı da epey zevkli ve hızlı. Bir ara da Pardus'un en kullanışlı programlarından bahsedeceğim. Beni takip etmekten vazgeçmeyin. :)

12 Nisan 2010 Pazartesi

YGS'yi sakatladım, geldim!

Son yazımı 2 Mart'ta yazmışım. Bu benden beklenmeyecek kadar iyi bir performanstı. Bunu söylemeden edemeyeceğim.
Bu bir buçuk aylık periyotta tabiki de internetten uzak kalamadım. Tumblr. denen ortamda birçok arkadaş edindim; yazı yazdım; eğlendim... Aslında burayla ilgilenmediğim için bir eksiklik duydum hep.
Neyse artık geri döndüm. Bundan sonra "benyazdimolmusmu.blog" pasif kalamayacak...

Bu arada YGS ile ilgili söylemek istediklerim var elbette. YGS denen sınavı istediğim gibi olmasa da atlattım. Durum itibari ile 17 yanlışım var ve 16'sı sözel bölümden. Bunların 9 tanesi en sonra bıraktığım Türkçe'den. Son dakikalarda yaşadığım heyecan itibari ile (saatim 5 dakika ileriydi) soruları yanlış okumuşum. Soru köklerinin altı çizili "değildir" kısımlarını okumamışım. Sağlık olsun. Yine de gayet iyi bir puan almayı bekliyorum. Duyduklarıma bakılırsa hedefimi vurmuş olma ihtimalim bile var.
İşte böyle...

26 Şubat 2010 Cuma

Doğanın Direnişi

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Şehri Derya blogunda okumuştum. Bir yarışmadan bahsediliyordu. Merak ettim açtım. Yarışmanın konusu yok olmaya yüz tutmuş, direnmeye çalışan doğa idi. Fotoğraflar hakikaten de harika. Hem yarışmayı düzenleyenleri hem de fotoğrafçıları tebrik ediyorum.

İçlerinden en beğendiğim yukarıda duruyor. Demir yığını içinde bitmiş bir bitki…

Bu arada blogun tasarımını geliştiriyorum. Yorumlarınız gerekmekte. Çünkü neyin eksik ya da yanlış olduğunu bulmakta zorluk çekiyorum. Misal şu yan bar. Tam bir saat uğraştım düzgün olsun diye. Yine de tam istediğimi yapamadım. İçinizden hem resmin üstünde olmasını ama yazının üstünde olmamasını sağlayabileceğim kodları bilen varsa lütfen yardım etsin. Bir türlü bulamadım.

Ben bunlarla uğraşırken siz de kalın sağlıcakla!